merkez@anadolulpgdernegi.org.tr

LPG'den Alınan ÖTV Enerjide Arz Güvenliğine Zarar Veriyor - Mart 2011

LPG den Alınan ÖTV Enerjide Arz Güvenliğine Zarar Veriyor.

Yüksek vergiyle düşen talep nedeniyle tüplü lpg sanayisi son on yılda % 51 daraldı. Aynı dönemde dökme lpg deki daralma % 88 olarak gerçekleşti. 2000 yılında 2.133.831 ton olan tüplü lpg tüketimi 2010 yılında 1.043.809 tona düştü. 2000 yılında 1.067.348 ton dökme lpg tüketildiği halde 2010 yılında sadece 126.051 ton dökme lpg tüketildi. Düşüşteki tek etken, LPG üzerine doğalgazın 40 katı ÖTV getirilmesidir. Aşırı vergi yüzünden LPG enerji kaynakları içindeki yerini kaybetti. Oysa enerjide arz güvenliği için LPG önemliydi. LPG hem doğalgaza hem de akaryakıta ikame edebilen bir üründür. Doğalgaza nazaran LPG nin depolanması ve taşınması kolaydır. LPG boru hattıyla taşınabileceği gibi kara, deniz ve demiryollarıyla da taşınabilir. Çeşitli ve kolay temin imkânlarına sahiptir. LPG, doğalgaz kullanılan her yere uyumludur.

Gerektiğinde doğalgaza ikame edebilecek kabiliyete sahip güçlü bir LPG sanayimiz olursa üretici ülkelere kullanmadığımız doğalgazın bedelini ödemek zorunda kalmayız. İstenildiğinde LPG nin kullanılabilecek olması, talep beklentisi miktarının alt sınırında doğalgaz anlaşması yapma imkanı verir. Hava şartları veya başka değişkenlerden dolayı dönem içinde doğalgaz talebinde artış gözlendiğinde enerji santralleri gibi toplu tüketim alanları LPG kullanmaya yönlendirilerek arz-talep dengesi sağlanabilir.

Enerjide dışa bağımlı ülkeler arz güvenliğini tam olarak kontrol edemez. Enerji teminini dış gelişmeler daha fazla etkiler. Bundan dolayı dışa bağımlı ekonomiler kaynak çeşitliliğine önem vermek zorundadırlar. Çeşitlilik ne kadar fazlaysa enerji temini o derece kolaydır. 

Arz güvenliğimiz için “al ya da öde” koşullu doğalgaz sözleşmeleri imzalıyor ve alım garantileri veriyoruz. Bugüne kadar al ya da öde sözleşmeleri gereği milyarlarca dolar ödedik, bundan sonra da ödeyeceğiz. Doğalgaz ithal ettiğimiz ülkelere alım garantisi kapsamında ödediğimiz tutarlar, tüplü ve dökme LPG üzerinden alınacak yıllık ÖTV tutarından daha fazla. Mutfak tüpü kullanan dar gelirli vatandaşımızdan aldığımız vergiyi İran veya Rusya’ya kullanmadığımız doğalgaz bedeli olarak ödüyoruz.

Doğalgaz depolanamadığı için anlaşmalar ithalatçıya alım yükümlülüğü, ihracatçıya arz yükümlülüğü getirmektedir. İşin doğası gereği bir taraf tazminat ödeyecektir. Genellikle talep eden taraf taahhüdünü yerine getiremez. Bunun için anlaşmayı imzalayanları suçlayamayız. Miktar belirlerken ihtiyatlı davranmak zorunda kalmışlardır. Tazminat ödemek, kış ortasında enerjisiz kalmaktan daha iyidir. Kısmen de olsa doğalgaza ikame edebilecek güce erişmiş LPG sanayimiz olursa, anlaşma imzalayanlar, arz güvenliği konusunda daha cesur davranırlar. Kaynak çeşitliliği müzakerecilerin elini güçlendirir. Alt limitlerde doğalgaz anlaşması yapılabilir. Taahhüt ettiğimiz gazı alamadığımız için tazminat ödemeyiz ve daha avantajlı anlaşmalar yapmak için çıkan fırsatları değerlendirebiliriz. LPG üzerinden bu kadar yüksek vergi alınması hatadır. 50 yılda oluşturulan LPG altyapısı son yıllarda yanlış vergi politikası ile yok edilmiştir. Doğalgaz yaygınlaştırılırken LPG sanayisi de korunabilirdi. LPG sanayimiz hiç olmasaydı, bugün sıfırdan LPG yi yaygınlaştırmaya çabalayacaktık. Oysa bizim elli yıllık LPG birikimimiz vardı. Ürünün yaygınlaştırılması için başlangıçta çeşitli teşvikler verildi. Sübvansiyonlarla geliştirdiğimiz sanayiyi yok etmek akıllıca değildir. Aşırı vergiler sadece satışları düşürmekle kalmamış milyonlarca tüp ve tank hurdaya ayrılmış, piyasaya ürün sunan fabrikalar kapanmış, LPG altyapısı bütünüyle zayıflamıştır.

Bu dönemde tek olumlu gelişme otogaz tüketimindeki artıştan dolayı stok kapasitemizin ve tanker sayısının artmasıdır. Otogazdaki hacim artışı LPG nin enerji kaynakları içindeki yerini kısmen korumasını sağlamış, en azından geri döndürülebilir durumunu korumuştur. Çok iyi planlanarak uygulanacak vergi politikalarıyla LPG hala enerji güvenliğimize katkı sağlayabilir. Kullanmadığımız doğalgaz için ödediğimizin yarısı kadar vergi indirimiyle LPG sanayisini canlı tutabiliriz. LPG alt yapımız yeterli olduğunda yerine getiremeyeceğimiz taahhütler altına imza atmak zorunda kalmayız. Enerjide arz güvenliği sağlanması için yapılacak vergi indirimi aynı zamanda vergi adaletine katkı sağlayacak. Otogaz kullanıcılarının profiline baktığımızda, genelde taksici esnafı ve dar gelirliler olduğu görülecektir. Otogaz kullananların büyük çoğunluğu otogaz olmasa hiç araç kullanmayacak kişilerdir. Tüplü LPG kullanıcıları kırsalda yaşayan dar gelirlilerdir ve bunlara şu an yapılan adaletsizlik tarihte pek az rastlanır türdendir. Zaten dar gelirlilerden alınan verginin derhal kaldırılması gerekiyor. Dökme LPG kullanıcıları da genelde doğalgazın ulaşamadığı bölgelerdeki sanayicilerdir. Bunlar, rakiplerin kırk katı vergi ödeyerek onlarla rekabet etmek durumunda bırakılmışlardır. İstihdamı kendi memleketlerine doğru, kırsala yaymaya çalışan bu çılgın girişimcilere yüklenen vergi kaldırılmakla kalmayıp kendilerinden özür dilenmesi gerekir.

Alım garantileri kapsamında verilen tazminattan daha düşük vergi indirimiyle; hem enerjide arz güvenliğini sağlamamız, hem vicdanları sızlatan vergi adaletsizliğini düzeltmemiz, hem de al ya da öde şartlı sözleşmelerden dolayı kullanmadığımız doğalgazın bedelini ödemekten kurtulmamız mümkündür.

Mehmet EFE