merkez@anadolulpgdernegi.org.tr

EPDK Ulusal Stokla İlgili Ceza Veremeyecek - Mayıs 2012

Artık EPDK, Ulusal stok tutma zorunluluğuna uyulmadığı gerekçesiyle firmalara idari para cezası düzenleyemeyecek. Ulusal Petrol Stok Komisyonu, ulusal stok tutma yöntemi, miktarı, cinsi, süresi, yeri vb konularda düzenleme yapana kadar, lisans sahiplerinin ulusal stok tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. .

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 16. maddesine dayanılarak, 28.01.2005 tarihli resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu’nun 13.1.2005 ve 2005/8374 sayılı kararıyla oluşturulan Ulusal Petrol Stok Komisyonu’na Enerji Bakanlığı Müsteşarı başkanlık yapıyor. Komisyon,  Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, PİGM ve EPDK temsilcilerinden oluşuyor.

Ulusal stok esas gün sayısının belirlenmesi, artırılması, yönetimi, getirilebilecek yükümlülükler, stokun temin süresi, cinsi, miktarı ve stoklama yerinin belirlenmesi, stoka dair petrol ve hizmet alımları, stok ve stoklamaya ilişkin kararlar alınması, petrol stoklarından olağanüstü hallerde satış yapılması ile Bakanlar Kuruluna sunulacak tekliflerin hazırlanması gibi konularda karar verme yetkisi Ulusal Petrol Stok Komisyonu’na ait. İlgili yasaya göre Komisyon kararlarını Enerji Bakanlığı uyguluyor.

Ulusal stok konusunda EPDK’nın düzenleme yapma yetkisi bulunmuyor.

Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 18. maddesinin 6. fıkrası “Ulusal stok hesabında esas alınacak günlük ortalama ürün miktarı, bir önceki dağıtım projeksiyonu döneminde ikmal edilen akaryakıt miktarının 360’a bölünmesi suretiyle hesaplanır. Dağıtıcı lisansı sahiplerinin yükümlülükleri kapsamında tutulacak stok miktarı, 3 bin 300 ton veya eşdeğeri hacim ölçüsünden az olamaz ” şeklinde düzenlenmiş. EPDK, bu yönetmelik doğrultusunda, 27.11.2008 tarih ve 1863/58 sayılı kararıyla ulusal stok tutma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle, bir akaryakıt dağıtım şirketine idari para cezası düzenlemişti. Firma, cezanın iptali için Danıştay nezdinde açtığı davada, cezanın dayandırıldığı yönetmelik hükmünün yürütmesinin durdurulmasını da talep etti. Talep üzerine,  Danıştay 13. Dairesi, 09.12.2009 tarih ve 2009/566E sayılı kararında, Kurum’un ulusal stok konusunda düzenleme yapma yetkisinin olmadığına karar vererek Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 18. maddesinin 6. fıkrasının yürütmesini durdurdu.

Danıştay kararının gerekçesinde; ulusal petrol stoğuyla ilgili düzenleme yapma yetkisinin sadece Ulusal Petrol Stok Komisyonu’na ait olduğu, Komisyon’un düzenlemelerini Enerji Bakanlığı’nın uygulayabileceği ve EPDK’nın ulusal stokla ilgili düzenleme yapma yetkisinin olmadığı belirtilmektedir. Karar, oy çokluğuyla alınmasına rağmen, çoğunluğa katılmayan üyenin, EPDK’nın ulusal stokla ilgili düzenleme yapma yetkisinin olmadığına itirazı bulunmamaktadır. Dava açmakla, idari para cezasının tahsili zaten duracağından, davacının yürütmeyi durdurma talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle karara katılmamıştır. Kurum’un, ulusal stokla ilgili düzenleme yetkisinin olmadığı açıktır.

EPDK’nın ulusal stokla ilgili yaptığı diğer düzenlemeler de sıkıntılı

EPDK’nın yürütmesi durdurulan düzenlemesine baktığımızda Kurum’un ulusal stok düzenlemesi yapmaya yetkili olmadığı gibi, ehil de olmadığı anlaşılmaktadır. Piyasaya yeni giren veya iş hacmi düşük olan dağıtıcılara 3 bin 300 ton stok bulundurma yükümlülüğü getirilmesinin hukuki, ticari veya mantıki mazereti olamaz. Yönetmelik hükmü, iyi ki EPDK yetkili değilmiş dedirtecek türdendir. Piyasadaki rekabeti düzenlemekle görevli bir Kurumun, piyasaya girişi önleyici hükümler içeren yönetmelik çıkarmaması gerekirdi. Anlaşılan, dağıtıcıların lisans başvurularında 60 bin ton projeksiyon vereceğine dair kanun hükmünden yola çıkarak, Kurum, önce 60 bin ton yıllık beyaz ürün satış zorunluluğu getirmiş, ardından bu satış tutarına göre, 20 güne isabet eden, en az 3 bin 300 ton stok bulundurma yükümlülüğü getirmiştir. Oysa 5015 sayılı Kanun’da 60 bin ton asgari satış sınırlaması da bulunmamaktadır. Lisansa başvuranlardan projeksiyon istenmesi, en az satış sınırlaması olarak yorumlanmamalıdır. 3 bin 300 tondan az olmamak üzere stok bulundurma yükümlülüğünün hukuki dayanağı olamaz. Yıllık belli bir miktar satış zorunluluğu olsaydı bile, bu zorunluluğun işe başlandığı gün uygulanmayacağı kesindir. Hiçbir firma işe başladığı gün 165 ton ürün satamaz. Piyasaya girişte 3 bin 300 ton stok aranmasına, ulusal stok bahane edilmemelidir. EPDK’nın ulusal stokla ilgili yaptığı diğer düzenlemelerde de hassas düşünülmediği ortadadır. Karasularımızdaki tankerler stoktan sayıldığı halde, tesisin on metre uzağındaki tanker stok hesaplamasında dikkate alınmamıştır.

LPG Sektörü Bu Süreci İyi Değerlendirmeli

5015 sayılı Kanun’un 16. maddesi hükmünden ve Danıştay kararlarından anlaşıldığı gibi EPDK’nın ulusal stokla ilgili düzenleme yapma yetkisi yoktur.

Ulusal Petrol Stok Komisyonu konuyla ilgili düzenleme yapana kadar, EPDK, ceza kesemeyecektir. Komisyon kararının geçmişe yürütülmesi mümkün olmayacağından önceki tespitlerden veya bildirimlerden yola çıkılarak idari para cezası düzenlenemeyecek.

LPG Piyasası Kanunu’ndaki 20 günlük stok bulundurma yükümlülüğünü ulusal stok yükümlülüğünden ayrı düşünemeyiz. Zira, LPG Piyasası Lisans Yönetmeliği’yle, 20 günlük stok bulundurma zorunluluğu, 5015 Sayılı Kanunun 16. maddesine bağlanmıştır. Dolayısıyla, EPDK, LPG piyasasında da stok düzenlemesi yapamaz. Komisyon karar verene kadar, LPG piyasasında da stok yetersizliğinden idari para cezası düzenlenmeyecek.

Ulusal Petrol Stok Komisyonu, stok tutuş şekliyle ilgili düzenlemesini yapıp, taraflara duyurmadığı sürece, ulusal stok tutma zorunluluğu başlamaz. Komisyon’un kararından sonra, bu kararda belirlenen süre ve şekle uygun stok tutulması zorunlu hale gelir.

Ulusal Stok Komisyonu, LPG piyasasında 10 günden fazla stok bulundurulması yönünde karar vermeyecektir. Enerji Bakanı’nın Anadolu’daki LPG dağıtıcılarına verdiği sözün aksi yönde bir karar Komisyon’dan çıkmaz. Ulusal petrol stoğu olarak stoklanması kolay ve ucuz ürünler tercih edilecektir.

LPG şirketleri, ceza düzenlenemeyecek olan bu süreyi iyi değerlendirerek, stok kapasitelerini ve fiili stoklarını en az on güne çıkarmalıdırlar. 

Mehmet EFE