merkez@anadolulpgdernegi.org.tr

Rekabeti Sınırlayıcı Faaliyetleri EPDK Önlemi - Şubat 2011

Yerel firmaları piyasa dışına çıkarmaya yönelik bölgesel fiyat indirimleri önlenmelidir.

Petrol ve LPG piyasalarıyla ilgili Devlet adına yetki kullanan kamu otoritesinin görevi ürünün tüketicilere güvenli ve ekonomik sunulmasını sağlamaktır.

Ürünün tüketicilere daha güvenli, kaliteli ve ucuz sunulmasının rekabet ortamının geliştirilmesi dışında başka bir yöntemi henüz keşfedilmedi.

Rekabet Kurumunun müdahale edebilmesi için rekabet yasaklarını ihlal edenin hakim durumda olması ya da başka firmalarla uyumlu eylem içerisinde olduğunun kanıtlanması gerekir.

Rekabet ortamının iyileştirilmesi ve piyasaya egemen olan güçlü girişimcilerin egemenliklerini piyasanın işleyişine zarar verici yönde kullanmalarının önlenmesi için yöntemler bulmak modern devletin en başta gelen görevidir. Özel düzenlemeye gerek duyulmayan sektörlerde bu görev tamamen Rekabet Kurumuna ait. Kurumun yetkisi sınırlı ancak görev alanı geniş olup, sadece uyumlu eylem içinde bulunan birden çok firmanın veya hakim durumda olan bir firmanın rekabeti engelleyici eylemlerine engel olabilmektedir. Uyumlu eylem olmadan bir veya birden çok firma rekabet yasaklarını ne kadar ihlal ederse etsin Rekabet Kurumunun müdahale etme yetkisi bulunmamakta. Kurumun görev alanına girebilmesi için rekabet yasaklarını ihlal edenin hakim durumda olması ya da başka firmalarla uyumlu eylem içerisinde olduğunun kanıtlanması gerekiyor.

Piyasaya yeni girdiğinden dolayı kısa süre belli bölgede faaliyet gösteren veya eskiden beri piyasada olmakla beraber yerel çalışmayı tercih eden firmaları, zor durumda bırakmak için bölgesel fiyat indirimine giden hakim durumda olmayan şirkete, Rekabet Kurumu müdahale edemez. Rekabeti sınırlayıcı bu tür faaliyetleri EPDK önlemelidir.

5307 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre, LPG piyasasında rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte eylemlerin piyasa düzenini bozucu etkiler oluşturması halinde, gerekli işlemlerin başlatılmasına ve gerekli tedbirlerin alınmasına EPDK yetkilidir.

Ülke genelinde faaliyet gösteren bir şirket yerel firmayı piyasa dışına atmak amacıyla firmanın satışlarının yoğunlaştığı bölgede yıkıcı fiyat uygulaması başlattığında yerel LPG dağıtım şirketi satışlarının tamamını maliyetinin altına çekmek zorunda kalır. Yerel şirket uzun süre zararına satışa dayanamayacağından faaliyetinin küçük bir kısmı bu bölgede olan ulusal şirket önemli bir rakibini piyasa dışına çıkarmış olur. Bu durum LPG piyasasındaki rekabetin önünde önemli bir engeldir. Genellikle sektöre girişler yerel ölçekte başlayarak gerçekleştiğinden piyasaya giriş böylelikle önlenmekte ve rekabetin önemli aktörlerinden olan yerel LPG dağıtım şirketleri tehdit altında kalmaktadır. Rekabet ortamını olumsuz etkileyecek bu tür uygulamaları önleme görevi EPDK nındır.  

EPDK gibi özel piyasa düzenleyici kurumlar buna benzer durumlar için kurulmuştur. Rekabet hukuku ve düzenlemeleri hususunda uzmanlaşmış Rekabet Kurumu yine sınırlı yetkisiyle o piyasayla ilgili görevini de sürdürür. Özel düzenleyici kurumla Rekabet Kurumunun görev ve yetkileri kanunla tamamen ayrılamadığından kurumlar uyumlu çalışmak zorundadır. Özel düzenleyici kurumların görevli oldukları piyasalarla ilgili yetkileri oldukça geniştir. Rekabet Kurumu ise bakkalları, bankaları, ekmek bayilerini, hastaneleri, havayolu ve GSM şirketlerini ne kadar denetliyorsa akaryakıt ve LPG dağıtım şirketlerini de o kadar denetleyebilir. Ancak her iki Kurum da sonuçta rekabeti korumak ve geliştirmekle görevlidir.

Liberal ekonomi anlayışını benimsemiş ülkelerde piyasayı düzenlemenin ve denetlemenin yolu rekabeti korumak ve rekabetin işleyişini denetlemekten geçer. EPDK düzenlediği piyasadaki rekabetin işleyişini ne kadar geliştirebilirse görevini de o kadar yerine getirmiş olur. Rekabetin işlediği ölçüde ürün kullanıcılara kaliteli ve ucuz sunulur. Rekabet ne kadar engellenmişse piyasalar o kadar hantallaşır, verimsizleşir ve ürünün kullanıcılara sunumu ekonomik olmaktan çıkar.   

Elektrik ve doğalgaz piyasalarında doğal tekeller bulunmakta. Bu piyasaların özelliği gereği bazı hizmetler monopol yapıda yürütülebilmektedir. Petrol ve LPG piyasaları ise grup tekeli oluşturmaya yatkın piyasalardır. Doğal tekellerin ve grup tekellerinin piyasaya olumsuz etkilerini en aza indirmek, piyasayı mümkün olduğu kadar tekelci yapıdan uzaklaştırıp tam rekabetçi yapıya kavuşturmak ve grup tekeli oluşumunu önlemek için EPDK kurulmuştur.

Yerel firmayı piyasa dışına atmak için bölgede fiyat indirimine giden şirkete EPDK nın müdahale etmesi zorunluluktur. Hele ki bölgesel fiyat indirimiyle piyasa dışına çıkarılmak istenen şirketin ulusal düzeyde faaliyette bulunması tek tesisi olduğu için veya başka gerekçelerle yasaklanmışsa EPDK nın müdahalesi kaçınılmazdır. Müdahaleyi gereksiz gören anlayış EPDK nın petrol ve LPG piyasasındaki varlığını tartışmaya açar.

Piyasada tam rekabetin işleyişi için gerekli koşullar mevcut ve müdahale gereksiz ise, piyasa zaten genel kurallara göre Rekabet Kurumunun gözetiminde yürür. EPDK ya gerek yoktur. Piyasada aksaklıkların varlığı kabul ediliyorsa da müdahale gereklidir. Petrol ve LPG piyasasında tam rekabet ortamının kendiliğinden oluşamadığı varsayıldığından düzenleyici kuruma ihtiyaç duyulmuştur. Müdahalesiz tam rekabetin tesis edilebileceğini savunmak, bu piyasalarda özel düzenleyici kuruma ihtiyaç olmadığını savunmakla eşdeğerdir.

Rekabeti önlemek için yapılan bölgesel indirimleri Rekabet Kurumunun önlemesi kanunen mümkün değil. EPDK nın piyasada rekabeti sağlamakla ilgili yetkisi daha geniş. Kaldı ki hangi indirimin tüketici yararına, hangisinin rekabeti önlemeye yönelik olduğunu ancak sektöre özgü deneyim ve becerilere sahip olan EPDK bilir.    

5015 ve 5307 sayılı Kanunların yayımlandığı tarihten bugüne kadar ki geçiş sürecinde, EPDK nın rekabetin işleyişine katkısını ve zararlarını mukayese ettiğimizde durum hiç de iç açıcı görülmüyor.

Kurum’un sektörel bilgileri toplayıp üç ayda bir yayınlaması piyasada bilgi akışını desteklediğinden rekabete olumlu katkı sağlamakta. Buna karşın Kurum’un pek çok uygulaması rekabetin işleyişine zarar vermektedir.

  • Maktu ve yüksek tutarlı cezaların yeterince araştırılmadan uygulanması,
  • Lisans bedellerinin tesis başına değil herkesten eşit alınması,
  • Petrol ile LPG ithalatının sadece dağıtıcılar ya da üreticiler tarafından yapılması,
  • Şirketin hacmi ile orantılı olmayan yükümlülükler getirilmesi, 
  • Asgari yıllık 60.000 ton beyaz ürün dağıtım zorunluluğu uygulaması,
  • Stok, eğitim, sorumlu müdür, katılma payı vb uygulamalar

rekabeti olumsuz etkilemektedir.

Geçiş aşamasından kaynaklanan bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum. Kamu kurumları için beş on yıllık süre uzun zaman sayılmaz. Kurum yapılanmasını, eğitimlerini, kadrosunu tamamlayıp, sistemini kurduğunda bu sakıncalar giderilecek ve piyasada rekabeti geliştirmeye yönelik çalışmalar başlatacaktır. Akaryakıt ve LPG nin kullanıcılara ucuz, kaliteli ve güvenli sunulması görevini yerine getirmesinin başka yolu bulunmamaktadır. Bu çerçevede Kurum daha fonksiyonel faaliyetlere ağırlık verecektir.

Böylelikle denetimleri piyasayı düzenlemeye yönelik konulara yoğunlaştıracak olan EPDK, istasyonlarda sorumlu müdürle ilgili piyasanın işleyişine hiç bir katkı sağlamayan ve hemen kaldırılması gereken mevcut düzenlemenin yürürlüğünün kontrolü gibi benzer konulardaki denetimlerle veya bayilere sorumlu olmadığı markerın yetersizliğinden ceza düzenlemekle zaman kaybetmekten vazgeçecektir. 16.06.2006 veya 20.03.2003 tarihine lisansın yetişip yetişmediğinin denetlenmesinin rekabet ve piyasa açısından hiç bir önemi olmadığını ileride daha iyi anlayacak olan Kurum rekabetin işleyişine önemli katkı sağlayan yerel şirketlerin, ulusal firmaların bölgesel fiyat indirimleriyle yok edilmesini önlemek için gerekeni yapacaktır.

Mehmet EFE

Sosyal Medya'da Paylaş