merkez@anadolulpgdernegi.org.tr

İlk Raund İdarenin - Aralık 2010

MEVZUAT/GÖRÜŞ Mehmet EFE

İlk Raund İdarenin

Danıştay Cezaları Haklı Buldu

Danıştay 13. Dairesi LPG şirketlerine kesilen idari para cezalarında mevzuata aykırılık bulunmadığına hükmetti. Böylelikle cezalarla ilgili yargı aşamasının ilk raundunu EPDK kazanmış oldu. Bundan sonra temyiz sonucu beklenecek. 

Lisans işlemleri 13.06.2006 tarihine kadar tamamlanmayan otogaz bayilerine bu tarihten sonra ikmal yapan 16 LPG dağıtım şirketine EPDK işlem başına 219.600.-TL idari para cezası düzenlemişti. Kurul ceza kararını 5307 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin b/1 bendine dayandırarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli ruhsat, izin ve belgeleri almamış olan istasyonlara LPG ikmali yapıldığı gerekçesine dayandırmıştı. Şirketler ceza kararlarını mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu yaptılar. Davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan Danıştay 13. Dairesinde sonuçlanan kararlar şirketlere ulaşmaya başladı.

5307 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile EPDK’nın 09.03.2006 tarih ve 583/141 sayılı kararına dayandırılan Danıştay kararında özetle aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

 “LPG piyasasında faaliyet gösteren otogaz bayileri en geç 13.06.2006 tarihine kadar lisans belgelerini almış olmak koşuluyla faaliyetine devam edebileceğinden, bu tarih itibari ile lisans belgelerini almamış olan otogaz bayilerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli belgeyi almamış olmaları nedeniyle dağıtıcı şirketlerin belirtilen durumda bulunan otogaz bayilerine LPG ikmali yapmamaları yasal yükümlülük gereğidir.

5307 sayılı Kanun’un geçici ikinci maddesindeki düzenleme, Kanun’un yürürlük tarihinden önce faaliyette bulunanların bu tarihten itibaren bir yıllık süre içinde lisans almalarını zorunlu kılıp, lisans belgelerinden işyeri açma ve çalışma ruhsatını alamamış olanların gerekli koşulları yerine getirmeleri halinde geçici lisans verilmesini öngördüğünden ve LPG piyasasında lisans almaksızın faaliyet gösterilmesine veya lisans almaksızın faaliyette bulunan LPG otogaz bayilerine otogaz ikmaline olanak sağlayan bir hükme de yer verilmediğinden davacıya otogaz satışı yaptığı her bir bayi için idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.”

Danıştay LPG şirketlerinin iddialarını reddederek idari para cezalarını mevzuata uygun bulmuştur. Şirketler ilk dava dilekçesinde bazı hususları eksik anlattıklarından dolayı kararın aleyhlerine çıktığını düşünüyorlar ve tebliğden itibaren 30 gün içinde temyiz başvurusunda bulunacaklar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna verecekleri temyiz dilekçesinde eksik kalan hususları daha iyi anlatacak olan şirketler bu defa cezalarının kaldırılması yönünde karar çıkmasını bekliyorlar.

5307 sayılı Kanun’un geçici ikinci maddesinin idari para cezasına konu fiilin işlendiği zaman yürürlükte olan hükmüne göre, eskiden kurulu otogaz istasyonlarının lisans alma zorunluluğu dahi olmadığı halde, istasyona ikmal yapan dağıtıcıya kesilen cezanın mevzuata uygun bulunmasına anlam verilemiyor.

Temyiz dilekçesinde, geçici ikinci maddenin 5522 sayılı Kanun’la değişmeden önceki hali hatırlatılarak otogaz bayilerine lisans alma zorunluluğunun 24.06.2006 tarihinde henüz yeni getirildiği anlatılacak. Bu tarihten önce yapılan ikmal fiillerine ceza kesilemeyeceği gibi, bu tarihten sonraki ikmal fiillerine, lisans almak için gerekli olan makul bir süre geçmeden işlem yapılmasının hukuki olamayacağı belirtilecek.

Temyiz esnasında üzerinde durulacak bir diğer husus; EPDK’nın 09.03.2006 tarih ve 141 sayılı kararında, Danıştay kararında bahsedilenin aksine, 13.06.2006 tarihinden sonra lisans almayan otogaz istasyonunun faaliyette bulunamayacağına dair hüküm olmadığıdır. Diğer Kurul Kararında da bu anlama gelecek ifade yer almadığı gibi, hiçbir düzenlemede Kanun’un yürürlük tarihinden önce faaliyette bulunan otogaz istasyonlarının 13.06.2006 tarihinden sonra lisans almadan faaliyette bulunamayacağına ilişkin hüküm yoktur. Oysa Danıştay kararında, EPDK’nın bahse konu kararıyla, 13.06.2006 tarihinden itibaren otogaz istasyonlarının faaliyette bulunamayacağından söz edilmektedir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun LPG şirketlerinin iddialarını ciddi bulacağı muhakkaktır. Geçici ikinci madde ve konuyla ilgili Kurul Kararı davacı şirketler tarafından iyi anlatılmamış ve idarenin söz konusu düzenlemeleri yorumlayış şekli Danıştay Kararlarına olduğu gibi yansımıştır. İdarenin bahsettiği ve Danıştay’ın kararına dayanak teşkil eden hüküm geçici ikinci maddenin sonradan değişen şeklidir. Oysa maddenin ilk haline göre eskiden kurulu otogaz istasyonlarının güvenlik önlemlerine uymak kaydıyla lisans alma zorunluluğu yoktur. İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. İstasyonun lisans alma zorunluluğu olmadığına göre, bu istasyona ikmal yapan dağıtıcıya lisanssız istasyona ikmal yaptığı gerekçesiyle ceza düzenlenemez.

Geçici ikinci maddenin o tarihte yürürlükte bulunan hükmüne göre, Kanun yürürlüğe girmeden önce kurulmuş istasyonlar faaliyetlerine devam ederler. Kanunun açık hükmüne rağmen EPDK’nın otogaz istasyonlarına lisans alma zorunluluğu getirdiğinden ve 13.06.2006 tarihinden sonra bunların faaliyetlerinin sonlandırılmasına karar verdiğinden söz edilemez. EPDK’nın 09.03.2006 tarihinde alınan 141 nolu Kararı lisans başvurusu yapmış ancak işlemlerini tamamlayamayan tüm lisans gerektiren faaliyette bulunanlara üç ay süre verilmesine ilişkin olup, bu istasyonlarla ilgili değildir.

13.06.2006 tarihinden itibaren lisans almamış otogaz istasyonlarının faaliyette bulunamayacağına dair Kurul Kararı bulunduğu varsayımıyla alınan Danıştay kararı bozulmalıdır. Zira böyle bir Kurul Kararı veya bu anlama gelen başka bir düzenleme yoktur.

LPG şirketlerinin gerek ilk dava dilekçesinde, gerekse Kurumun savunmasına verdikleri cevapta ileri sürdükleri gerekçeleri Kabahatler Kanununa dayandırmamaları temel bir yanılgıdır. İdari para cezası yaptırımı gerektiren bütün fiiller hakkında 13.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uygulanır. Kabahatler Kanunu’ndan bahsetmeden idari para cezasının iptaline dair dava dilekçesi hazırlanamaz. Şirketlerin davanın ilk aşamasını kaybetmelerine sebep olan en önemli etken bu yanılgıdır. Kabahatler Kanunu uygulaması henüz çok yeni olduğundan yargıçlardan LPG şirketlerinin lehine hükümleri kendiliğinden bulup karara uyarlaması beklenemez. Şirketler dava dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialarını Kabahatler Kanunu’na ve TCK’nın ilgili maddelerine dayandırmalıdır. 

Kabahatler Kanunu’nun 12 nci maddesine göre Türk Ceza Kanunu’nun hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri, idari para cezaları bakımından da uygulanır. TCK’nın 24/1 inci maddesinde kanun hükmünün yerine getirilmesi hukuka uygunluk nedenleri arasında sayılmıştır. 5307 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinin bir numaralı alt bendine göre dağıtıcılar sözleşme yaptıkları otogaz istasyonlarına ikmal yapmakla yükümlüdürler. Aksi davranışları ağır müeyyideler gerektirir. Bu hükümlere rağmen bayisine ikmal yapan dağıtıcıya verilen ceza kararına ve cezayı mevzuata aykırı bulmayan Danıştay kararına katılmak mümkün değildir.

Bir başka hukuka uygunluk nedeni TCK’nın 26/1 inci maddesinde hakkını kullanan kimseye ceza verilemez şeklinde düzenlenmiştir. Dağıtım şirketi sözleşmeli bayisi olan otogaz istasyonuna ikmal yapma hakkına sahiptir. Bu hak göz ardı edilerek düzenlenen cezanın iptali gerekir.

Kabahatler Kanunu’nun 9/1 inci maddesi hükmüne göre, kabahat ancak kasten veya taksirle işlenebilir. Kast; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek veya isteyerek gerçekleştirilmesi, taksir ise; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleşmesidir.

İdari para cezaları dağıtıcılara zamanında lisans almayan otogaz bayisine LPG ikmali yapıldığı gerekçesiyle düzenlenmiştir. Ancak Kanunun ilk uygulama dönemindeki geçiş sürecinde dağıtıcının, bayinin lisans alıp almadığını bilmesini imkânsız hale getiren bir kaos ortamı oluşmuştur. EPDK, 13.06.2006 tarihinde lisansını almayan bayilerini dağıtıcıya bildirmediği gibi internet sitesini de güncelleyememiştir. Dağıtıcı, bayisinin lisans alıp almadığını bilmemektedir ve bilmesi mümkün değildir. Böyle bir sonucu istemesi de düşünülemez. Bilerek ve isteyerek işlenmeyen bir fiilin kasti olmadığı açıktır.  Zaten kast olduğuna dair bir iddia bulunmamaktadır.

Taksiri olup olmadığı konusuna gelince; dağıtıcının dikkatsiz veya özensiz bir davranışı yoktur. Dağıtıcı, tacir olması dolayısıyla bilgi almak için üzerine düşenin de fazlasını yapmıştır. Fiilden dolayı dağıtıcı kınanamaz ve dağıtıcıya suç isnat edilemez. Gereken her türlü özeni gösterse de sonuç değişmeyecektir. Başka türlü davranma ve sonuca engel olabilme imkânı olmayan şirketin taksirinden bahsedilemez.

Ceza hukukunda kanunun cezalandırdığı eylem olarak tanımlanan suç, isnat kabiliyetine sahip bir şahsın kusurlu iradesinin yarattığı icrai veya ihmali bir hareketin meydana getirdiği, kanunda yazılı tipe uygun, hukuka aykırı ve yaptırım olarak bir cezanın uygulanmasını gerektiren eylemdir. Bu tanıma göre bir eylemin suç sayılabilmesi için eylem sahibinin kusurlu iradesinin ürünü olması şarttır. Başkasının kusurundan dolayı kimseye ceza verilemez.

Suçun varlığından söz edebilmek için failin kusurlu davranışının varlığı zorunludur. Sonucun tamamen idarenin kusurlu hareketinden kaynaklanması halinde kusursuz olan dağıtıcı şirketi sonuçtan sorumlu tutma olanağı bulunmamaktadır. 

Lisansı yetişmemiş bayiye ikmal yapılması fiili, ilgili idarenin kusurlu davranışı sonucu meydana gelmiştir.

Otogaz bayileri lisans aldıklarında istasyonlarının değerinin artacağını düşündüklerinden lisans almak için gereken gayreti gösterdiler. Ancak Lisans Yönetmeliği zamanında yayınlanmadı. İşlemler son zamana kadar bekletildi, son zamanda da ruhsatın aslını sunan bayinin lisans işlemlerinin, noter onaylı suret sunulmadığı gerekçesiyle geciktirilmesi gibi pek çok yanlış uygulama gelişti. Zamanında lisans alınamaması ve dağıtıcıların bilgiye ulaşamamasının sorumlusu bayi değildir. Lisans alamamış bayilere ikmal yapılması fiili Kurumun kusuru neticesinde oluşmuştur. Kusuru olmayan şirketlere düzenlenen cezaların kalkması gerekir.

Kabahatler Kanunu’na göre, kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayıldığından ayrı ayrı idari para cezası uygulanamaz. Lisansız bayilere ikmal yapmaktan dolayı birden fazla ceza alan firmaların temyiz dilekçelerinde 5326 sayılı Kanunun 15/2 nci maddesini hatırlatmaları gerekir.

LPG şirketleri davanın ilk aşamasındaki hatalarını tekrarlamayıp iddialarını kanuni temellere dayandırırlarsa temyiz aşamasında cezaların kalkmasını sağlayabilirler.

 

Sosyal Medya'da Paylaş