merkez@anadolulpgdernegi.org.tr

Akaryakıt İstasyonlarımızın Tamamının Mülkiyeti Küresel Şirketlerin Olabilir - Ekim 2011

Dağıtıcıların kendi istasyonlarındaki satış sınırlamasını EPDK fiilen kaldırdı.

Akaryakıt dağıtım şirketlerinin kendi istasyonlarında yaptığı satışın, pazar payının yüzde onbeşinden fazla olamayacağına dair kanuni sınırlama yönetmelikle kaldırıldı.

EPDK, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğini değiştirerek, yüzde onbeşlik sınırlamayla ilgili kanun hükmünü kudretsiz hale getirdi. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Dağıtıcıların kendi işlettiği istasyonlar aracılığı ile yaptığı satış, dağıtıcının toplam yurt içi pazar payının yüzde onbeşinden fazla olamaz” şeklindeydi. EPDK, bu hükmü ayrı şirket kurulduğu takdirde yüzde onbeşlik sınır aranmaz şeklinde yorumlayınca kanuni düzenleme işe yaramaz hale geldi.

Yönetmelik değişikliği, petrol ve LPG piyasasına telafisi imkânsız zararlar verecek. Akaryakıt istasyonlarının büyük çoğunluğu küresel sermayenin emrindeki Oligopolistik dağıtıcıların eline geçecek ve zaten işlemeyen rekabet tamamen yok olacaktır.

Akaryakıt üretimini, ithalatını ve dağıtımını elinde bulunduran küresel şirketler istasyonların mülkiyetini de ele geçirdikten sonra tam bir dikey bütünleşik yapıya kavuşacaklar ve böylelikle vatandaşımızın refahından çalıp ülkemizi on yıllarca sömürebilecekleri sistemi kuracaklardır. Hemen önlem alınmadığı takdirde kurulacak düzeni daha sonra ortadan kaldırmak mümkün olmayacak. Yönetmeliğe getirilen yeni hükme göre kurdukları şirketler üzerine istasyonlar satın alan dağıtıcılar, daha sonra kazanılmış haklarından asla vazgeçmeyecektir. Zaman kaybetmeden yüzde onbeşlik sınırı kaldıran yönetmelik hükmünün değiştirilmesi gerekir.

Kanun hükmü, yönetmelikle kaldırıldı.

Değişiklikle Lisans Yönetmeliğine giren ifade: “Dağıtıcı lisansı sahiplerinin kendi ticari unvanı altında aldığı istasyonlu kategorili bayilik lisansları kapsamında yaptığı satış, dağıtıcının toplam yurt içi pazar payının yüzde onbeşinden fazla olamaz.” şeklindedir. Oysa bu hüküm Kanunda, “Dağıtıcıların kendi işlettiği istasyonlar aracılığı ile yaptığı satış, dağıtıcının toplam yurt içi pazar payının yüzde onbeşinden fazla olamaz” şeklinde geçiyor. Yönetmeliğin 28.07.2011 tarihinde değişmeden önceki hali kanuna paralel ifadeler içeriyordu. Dağıtıcılara sınırlama getiren kanun hükmünü, EPDK yönetmelikle sınırlamış oldu.

Kanun, bayilik sistemi dışında dağıtıcının kendi işlettiği veya işlettirdiği istasyonlardaki satışın, dağıtıcının toplam yurtiçi pazar payının yüzde onbeşini geçemeyeceğini kesin olarak belirtmesine rağmen; yönetmelik, sadece dağıtıcının kendi ticari unvanıyla aldığı istasyonlu bayilik lisansı kapsamındaki satışın, dağıtıcının toplam yurtiçi pazar payının yüzde onbeşini geçemeyeceğini belirtmektedir.

Kanun Koyucu akaryakıtın tüketiciyle buluştuğu istasyonların yüzde onbeşinden fazlasının dağıtıcıların yönetimine geçmesini sakıncalı görmüştür. Kanunda geçen “kendi işlettiği istasyonlar” ifadesinden, işlettiği ve işlettirdiği veya bir şekilde yönettiği istasyonların tamamını anlamak gerekir. Neticede yönetmelik değişikliğine kadar bu hüküm böyle anlaşılmıştır. 5015 Sayılı Kanunun yürürlüğünden önce tebliğlerle yürütülen uygulama da aynı şekildeydi.

Meclis iradesine saygısızlıkYüzde onbeşlik tutarın hesabında sadece kendi ticari unvanıyla yapılan satışların dikkate alınması gerektiğine yönelik yorum en başta TBMM’nin iradesine saygısızlıktır. Kanun koyucu istasyonların yüzde onbeşinden daha fazlasının dağıtıcıların yönetimine geçmemesini amaçlarken, yönetmelikle “3-5 bin TL masrafla başka bir ticari unvan alınıp istasyonların tamamı yönetilebilir” anlamına gelen düzenleme yapılması doğru değildir. Kanun koyucu sınırlamayla ilgili düzenlemeyi dev firmalara 5 bin TL şirket kuruluş masrafları ödetmek için yapmamıştır. Dağıtıcıların bayilik faaliyetini başka ticari unvanla yürüteceğini herkes gibi kanun koyucu da bilir.

EPDK, Kanun metninde boşluk bulunduğu veya metnin Meclisin iradesini tam yansıtamadığı kanaatindeyse, kanundaki boşluğu gidermeye çalışmalıydı. Kurum’un boşluktan yararlanarak kanun koyucunun kastının aksi yönde yönetmelikle uygulama geliştirmeye çalışması kabul edilemez.

Bir şirket yüzde onbeşlik kısıtlamaya uymadı diye yönetmelik değişmez

Kanun’un ve dolayısıyla Kurum’un amacı, akaryakıtın kullanıcılara rekabet ortamı içerisinde ucuz ve kaliteli biçimde ulaşmasını sağlamaktır. Piyasadaki rekabeti tamamen yok ederek kullanıcıların ucuz ve kaliteli ürün almalarını engelleyici uygulamadan derhal vazgeçmediği takdirde, Kurum, kendi kuruluş gayesine ters düşmüş ve Kanun hükmünü çiğnemiş olur.
Bir şirketin bütün satışlarını kendi istasyonlarında gerçekleştirmesinden hareketle yönetmelik değiştirilmiş ise kanun hükmünün değil firmanın uygulamasının yanlış olduğu dikkate alınmalıydı. En başından beri Kurum, firmanın kendi istasyonlarında satışının yüzde onbeşinden fazlasının gerçekleşmesine izin vermemeliydi. O şirketin şimdiye kadar ki uygulamasının rekabetin işleyişine zarar vermemesinin sebebi firmanın toplam satışlarının genel satışlar içindeki payının düşük olmasıdır. Küçük ölçekli bir şirketin uygulamasını genele yaydığımızda rekabet tamamen ortadan kalkacaktır.

Akaryakıt dağıtım şirketleri yüzde onbeş sınırlamasını aşamadıkları için istasyonların mülkiyeti yerine intifasını alıp o istasyondaki rekabeti engelliyordu. İntifa hakkının beş yıldan fazla devrinin rekabet mevzuatımıza aykırı olduğu anlaşıldı ve 18.09.2010 tarihinden itibaren uzun süreli intifa devri uygulamasına son verildi.

EPDK’nın yönetmelik değişikliği ile getirdiği sistem 20 yıllık intifa uygulamasından da kötü.Normal rekabet ortamında faaliyette bulunmaya alışmamış dağıtım şirketleri yıllardır intifalarla sürdürdüğü sistemi korumak için haksız olduklarını bile bile her yola başvurdular. İlgili kurumlara binlerce müracaatta bulundukları halde petrol lobisi bugüne kadar devlette zayıf bir halka yakalayamamıştı. Tam bu sırada Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği değiştirilerek lobi intifa uygulamasının da ötesinde kazanım sağladı.

Uzun süreli intifa devri yasağından kaynaklanan kayıpların telafisi için bazı dağıtıcıların her yolu denedikleri bir anda EPDK’nın yönetmelik değişikliğine gitmesinin rastlantı olduğunu kabul etmek aşırı iyimserlik olur.  

Gerek 5015 Sayılı Yasadan önce, gerekse sonra, hep sınırlama olduğundan dağıtıcılar istasyonların mülkiyetini değil, intifa hakkını devralıyorlardı. Şimdi direk istasyonun mülkiyetini devralacaklar. Rekabetin beş yıldan fazla engellenmesine bile tahammül edemezken bundan sonra istasyonlarımızda hiç rekabet oluşmayacağı fikrine alışmamız gerekecek. Uzun süreli intifa uygulaması yasaklanmadan önce istasyonların yüzde doksanının intifasını almışlardı. Şimdi de yüzde doksanının mülkiyetini alacaklardır.

İstasyonları ele geçirenler yeni istasyon açılmasını da engelleyecek.İstasyonlar arası kilometre sınırlaması yeni istasyon açılmasını zorlaştırıyor. Yangın yönetmeliğindeki değişiklik ve ilgili standartlardaki gelişmeler sonucunda yaklaşma mesafeleri her geçen gün uzadığından yeni istasyon açılamayacak. Piyasayla ilgili kamu kurumları üzerinde bazı lobilerin etkisinin, Hükümetin bu kurumlar üzerindeki etkisinden bile yüksek olduğu görülüyor. Mevcut istasyonların üç beş şirketin eline geçmesini sağlayanların yeni istasyon açılmasını da engelleyeceğini tahmin etmek zor değil.

Dağıtıcılar da istasyon sınırlamasının kalktığına hala inanamıyor!

EPDK’ nın bu kadar büyük bir yanlış yapabileceğini oligopolist dağıtıcılar bile tahmin edemediklerinden intifa yasağını kaldırmak için boş yere Danıştay’ın ve Rekabet Kurumu’nun kapılarında iki buçuk yıl zaman kaybettiler. Ülkemizin çıkarları aleyhine böyle bir değişiklik yapılabileceğini beklemediklerinden değişikliğin yayınlanmasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala hazırlıklarını tamamlayıp istasyon satın almaya başlayamadılar.
28.07.2011 tarihinde yürürlüğe giren Lisans Yönetmeliği değişikliği istasyonlarda rekabetin işleyişini önlemek suretiyle akaryakıt ve LPG piyasasına önemli zararlar verecektir. Akaryakıt dağıtıcılarına kazanılmış hak iddiasında bulunma fırsatı verilmeden bir an önce yönetmelik değişikliğinin geri alınması gerekir.

Mehmet EFE

Sosyal Medya'da Paylaş